 Krizin çelik piyasalarını etkilemesi konusunda çok yazdık ve çizdik. Bunu dinlemekten artık siz de yoruldunuz, ben de yazmaktan yoruldum. Artık, başka konulardan bahsetmek istiyorum. Örneğin, yeni pazarlar. Ancak önce, kısaca her zamanki uyarılarımızı yapmak isteriz.
Kriz bitmedi. Daha da kötüsü gelebilir. Talep ve fiyatlar inişli, çıkışlı olacaktır. Böyle bir ortamda iş yapmanın yolu, küçük miktarlarda ve her 15 günde bir malzeme almaktan geçmektedir. Yıllık malzeme ihtiyacınızı, müşterilerinizden gelen azalmış talebe göre revize ediniz. Çıkan aylık ihtiyacınızı 2’ye bölünüz ve her 15 günde bir alım yapınız. Bu durumda, fiyatlar yükselirken de, düşerken de malzeme almış olacaksınız. Dolayısı ile ortalama maliyetiniz düşük olacaktır. Bugünkü ihtiyaçlarınız için alım yaparken, ileriki aylardaki ihtiyaçlarınızı da ihmal etmeyiniz. Yeni siparişlerinizi, fiyat ne olursa olsun veriniz.
Bir örnek vermek istiyorum. Siyah sac fiyatları, 420 dolarlar seviyesinde iken, Haziran ayında Erdemir, gelen yüksek miktardaki siparişler karşısında Ekim teslimi için fiyatlarına zam yapmış ve 460 dolara çıkartmıştı. O dönemde bazı firmalar korkmuş ve o fiyattan satamayacaklarını düşünerek geri çekilmişlerdi. Fakat, diğer bazı firmalar ise siparişlerini vermişti. Ekim ayı geldiğinde ise, uluslararası piyasalardaki fiyatlar 510 dolarlara çıkmıştı. Dolayısı ile cesur firmalar bu dönemde güzel karlar yaptılar. Tabi aksi de mümkün olabilirdi; ancak, küçük miktarlarda ve sık sık alım yaparsanız, ortalamanızı yıl sonunda karlı hale sokarsınız.
Yeni pazarlar
Türkiye’nin siyaseti yüzünü Batıdan, Doğuya çevirirken, demir çelik sektöründe ise hem Batı, hem de Doğu ile ticaret gelişmektedir. Uzun mamulde, Kuzey Afrika ülkeleri, Yassı da ise Batı ön plana çıkmaktadır.
Yassı mamul ihracatı
2009 yılının ilk 9 ayında, toplam 1.274.000 ton sac ihraç etmişiz. Bunun %61’ini 7 ülke satın almış:
İtalya, Brezilya, Hindistan başta olmak üzere, Romanya, Yunanistan, İspanya ve Mısır.
İstatistiklerden görüleceği gibi, kriz döneminde, Türkiye’nin sac ihracatı tonaj bazında %23 artmış, ancak ihracatın geliri %35 azalmıştır.
Sac ihracatının yapıldığı ülkelere bakacak olursak:
Pazarlama faaliyetlerinizi özellikle ilk 3 ülkeye yönlendirebilirseniz, satış şanısınız artacaktır. Diğer pazarlarda da alıcı bulmanız mümkün ancak, oraları daralan Pazar oldukları için rekabet daha fazla olacaktır. Bu 7 ülkeden başka sac ihraç ettiğimiz ülkeleri de bilmek istiyorsanız söyleyeyim: Belçika, İngiltere, Almanya, Bulgaristan, Rusya, Nijerya, Suriye, Çin, İsrail, Gürcistan, Lübnan, Cezayir, Irak, İran, Azerbaycan ve Etiyopya.
Uzun mamul ihracatı
Uzun mamulde ise, filmaşin dışında bir düşüş görüyoruz. Türkiye’nin ihracat rekortmeni olan inşaat demirinin ihracatında %16 gerileme vardır. Fiyatlarda ise ortalamada %55 küçülme yaşanmıştır.
Gelin şimdi de bu yılın ilk 9 ayındaki uzun mamul ihracatını hangi ülkelere yaptığımıza bakalım:
Mısır, Irak, Libya, Yemen, Cezayir, İran, Etiyopya, Lübnan, Yunanistan, İsrail ve Suriye büyük oranda artış gösteren pazarlardır. Mısır, olağanüstü bir gelişme göstermiştir. Mısır devletinin alt yapı yatırımlarına ayırdığı fonlar buna neden olmuştur. 2010 yılında ise, bu yıl kadar olmasa bile yine de yatırımların devam edeceğini biliyoruz. Ancak, Ezz firması, 1,7 milyon tonluk yeni kütük tesisini devreye alacak ve toplam üretimini 7 milyon tona çıkartacaktır. Ezz’in bu yatırımı, Türk üreticilerin önünü kapatmak olarak algılanmaktadır ve bazı uluslararası yatırımcıların bu konuya ilgi duydukları da kulağımıza gelmektedir. Ancak, Mısır pazarı azalarak da olsa, 2010 yılında bir ciro getirecektir.
Mısır’ın yanı sıra, Kuzey Afrika’da yükselen pazarlar olarak Irak, Libya ve Cezayir görülmektedir. Bunlar arasında Cezayir, Türk mallarına vergi uyguladığı için, boru dışındaki ürünlerin girmesi engellenmektedir. İhracattan sorumlu devlet bakanına saygı ile duyurulur. |