Hizmet ağını tüm Türkiye’ye yayan, “Emniyetli İş makinaları” sınıfına giren Kaldırma Makinaları ile bu makinaların çalışmalarını destekleyen çelik konstrüksiyon sistem ve ekipmanların üretimini yapan Güralp Vinç, yaklaşık yirmi yıldır hizmet veriyor. Güralp Vinç Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Alparslan Kurtmen, ürünleri ve yatırımları hakkında bilgi verdi.
Firmanızın kuruluşundan bahsederek, çalışmalarınız hakkında bilgi verir misiniz?
1991 yılında İzmir'de üretime başlayan Güralp Vinç, günümüzde dünya çapında bir marka olma yolunda çalışmalarını sürdürmektedir. 1996 yılından beri Torbalı’da faaliyet gösteren Güralp Vinç 24.000 m² açık saha üzerine 11.500 m² kapalı alana sahip fabrikasında ve 200’ü aşkın personeli ile her geçen gün daha da büyüyerek yoluna devam etmektedir. GÜRALP, elektrikli halatlı kaldırma makinaları ve gezer köprülü vinç sistemleri grubunda 18 yıldır Türk ve dünya sanayisinin hizmetindedir.
Firmanızın ürün portföyü ve kapasiteleriniz hakkında bilgi verir misiniz? Bu ürünlerle ağırlıklı olarak hangi sektörlere hizmet veriyorsunuz?
Güralp, Sabit, Monoray Arabalı ve Çift Kiriş Arabalı Kaldırma Makinaları, Gezer Köprülü Tavan, Gezer Köprülü Portal ve Pergel Vinç Sistemleri ile Müşteri Talepleri Doğrultusunda Özel Vinç Sistemleri, bu sistemlerin çalışmalarını destekleyen çelik konstrüksiyon, çelik yapılar ve ekipmanların üretimini yapmaktadır.
Güralp müşteri istekleri ve beklentilerini ön planda tutarak, kalitesini artırmak amacıyla gelişen teknolojinin ışığında tasarlanmış olan GMD serisi kaldırma makinaları ve TG serisi yürüyüş takımlarını 2009 Mart ayı itibari ile piyasaya sürmektedir. Yeni makinaların tüm araba gruplarında başlıklı sisteme geçilmiş ve tüm yürüyüş grupları göbekten tahrikli sisteme çevrilmiştir. Vinç kullanıcılarının önem verdiği bir konu olan makina yüksekliği azaltılmış ve Güralp Vinç’e özgü tasarlanan kontrol panosu kullanılarak ergonomik bir görünüm sağlanmıştır. Üretim hatlarını geliştirerek mevcut kalitesini ve verimliliğini arttıran Güralp, tasarımlarında gerekli statik analizleri, prototip üzerinde % 100 ürün testi ve genellikle gözden kaçırılan bir husus olan risk analizi çalışmalarını yaparak farklılık oluşturmaktadır. Makina üretiminde aparatlaşma çalışmaları ile üretim süreçlerinde hızı artmaktadır. Güralp Vinç olarak, sürekli inovasyon fikri doğrultusunda Ar&Ge faaliyetleri hızlı bir şekilde devam etmektedir.
Güralp İzmir merkezli olmak üzere, Bursa, İstanbul, Ankara’da Bölge Müdürlüklerinde kendi elemanları ile Kayseri ve Adana’da bayileri, kurmuş olduğu tam donanımlı gezici araçları ile Türkiye genelinde aktif olarak hizmet verebilmektedir. Türkiye’nin her yerinden müşterilerinin kolay erişimini Müşteri Danışma Hattı 444VlNC yani 4448462 aracılığı ile sağlamaktadır. www.guralpvinc.com.tr web adresinden de müşterilerin talepleri eş zamanlı olarak karşılanmaktadır.
Firmanızın dış ticaret potansiyeli hakkında bilgi verir misiniz? Satışlarınızdaki ihracat oranını belirterek, dış ticaretteki hedeflerinizi aktarır mısınız?
Güralp, dünya pazarında marka olmayı hedefleyerek satış örgütlenmesini ülke dışına taşımak ve kaldırma makinalarında bir Türk markası olarak dünya pazarında önemli bir pay elde etmeyi hedeflemektedir.
Son yıllarda yurtdışına çok önemli çalışmalar yapılmış ve bu çalışmalar meyvelerini 2008 yılı başından beri vermeye başlamıştır. 2004 yılından bu yana kapasitesini, pazar payını ve cirolarını artıran Güralp 2009 yılının ilk 9 aylık döneminde ihracat cirosunu 2008 yılı aynı dönemlere oranla % 45 arttırarak hedeflemiş olduğu toplam satış tutarındaki %40’lık ihracat payına ulaşmıştır. Özellikle Mısır, Ürdün, İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap emirlikleri, Filistin, İran, Irak, Rusya, Lübnan, Romanya, Kazakistan ve Azerbaycan başta olmak üzere Ortadoğu, Arap ve Avrupa ülkelerine ihracat gerçekleştirilmektedir.
İçinde bulunduğunuz sektörün Türkiye’deki gelişimi ve bugünkü durumu hakkında bilgi verir misiniz? Bu pazarın geldiği noktayı ve geleceğini nasıl görüyorsunuz?
Vinç sektörü ülkemizde büyük gelişmeler kaydetmiştir, büyük yatırımlar yapılmış ve Avrupa ülkeleri seviyesinde üretim yapabilme kapasitesine ulaşılmıştır.
Fakat, dışarıdan bakıldığında kolay kurulabilecek ve karı yüksek gibi gözüken bu sektör çok kısa sürede ülkemizde bir çok yatırımcı için cazip hale gelmiş ve birçok merdiven altı firma kurularak sektörün gelişimine zarar vermeye başlamıştır. Küresel ekonomik kriz ile birlikte vinç imalatı da yatırımlarda meydana gelen düşüş ile paralel gitmekte ve aynı oranda düşüş göstermektedir. Bu süreçte risk yönetimini iyi yapan firmaların krizden büyüyerek çıkabilmesi mümkün olduğu gibi ‘merdiven altı’ olarak tabir edilen ve konvansiyonel yöntemlerle üretim yapan firmaların da üretimlerinin sona ermesi ve işini iyi yapan firmaların pazar paylarının büyümesi mümkündür. Buna bağlı olarak da sektörün en büyük problemi olan arz-talep dengesizliği de çözülebilecektir.
Sektörde yaşanan sorunlardan bahsederek çözüm önerilerinizi aktarır mısınız? Sizce sektörün gelişimi için nasıl bir yapı olmalı?
Ne yazık ki her sektörde olduğu gibi bizim sektörümüzde de merdiven altı denilebilecek şekilde kurulmuş ve konvansiyonel yöntemlerle, üretim yapan firmaların var olması serbest rekabeti etkilemektedir. Yatırımcıların aradıkları; büyük sermayeler ve emekler ile kurdukları işletmelerinde düşük maliyetli ama kısa süreli geçici çözümler değil, sürekli destek alabileceklerini bildikleri bir çözüm ortağıdır.
Bu bağlamda Sanayi ve Çalışma Bakanlığı tarafından çıkarılabilecek yeni yasalar ve yapılacak sıkı denetimler ile üretim şartlarına uygun olmayan işyerlerinde ve yetkisi olmayan kişilerce üretim yapan firmalar irdelenerek haksız rekabeti, kısmen de olsa engelleyebilirler.
Türkiye'de bütün sektörlerde olduğu gibi Emniyetli İş Makinaları sınıfına giren vinç sektöründe de kalifiye eleman sıkıntısı bulunmaktadır. Eğitim kurumları sanayicinin ihtiyacı olan işgücünü oluşturmakta yetersiz kalıyor. Burada çözüm ihmal edilmiş olan meslek liselerinin yeniden ele alınarak canlandırılmasındadır. |