Sektörde 27 yıllık tecrübesi olan Ekrem Ataman, İndemak’ı bir marka yapma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Genel Müdür Ekrem Ataman ile İndemak ve sektör hakkında söyleşi yaptık.
Firmanızdan bahsedebilir misiniz?
İndemak firmasının kuruluşu 2 yıl öncesine dayanıyor. Şu anda yavaş yavaş Türkiye’de İndemak olarak ismi duyulmaya başlandı. Aynı zamanda da firmamızı İran, Ukrayna, Rusya gibi potansiyel gördüğümüz çevre ülkelerdeki pazarlara da fuarlara katılarak tanıtmaya çalışıyoruz. İndemak yeni bir firma ve bu firma iki yıl içerisinde kendi Ar-Ge’sini oluşturarak Türkiye’de ileri teknoloji bir indüksiyon ocağı yapmaya başladı. Önce iki kişiyle bu işe başladık ve şu anda 15 kişiye varan bir kadromuz var. Yapmış olduğumuz ürünler müşteriler tarafından beğeniliyor ve bu sebeple ürünlerimiz her geçen gün daha çok talep görmeye başladı. Dolayısıyla, hem idari binamız hem de şu anda imalat yapmış olduğumuz fabrika alanımız bize yeterli gelmemeye başladı. Bunun üzerine hem gelen talepleri değerlendirmek, onlara kısa sürede cevap vermek, hem firmanın ileriye yönelik hedeflerini gerçekleştirmek hem de imajını yükseltmek için yeni bir bina yapmaya karar verdik. Bununla ilgili yerimizi satın aldık, projesini de tamamlattık. Tahminen iki sene içerisinde de oraya geçeceğiz, bunu hedefliyoruz.
Şu ana kadar İndemak’ın doğru ısıtma sistemleri: 75kW’den 1000kW’ye kadar; İndüksiyon ergitme ocakları: 75kW’den 2000kW’ye kadar üretim kapasitesine sahiptir. Ayrıca 4 tona kadar ocak teklifleri vermekteyiz. İleriki yıllarda daha büyük tonajlara geçmeyi düşünüyoruz. Şu anda yapmış olduğumuz en büyük kapasite 1500kW. Bunu 2500kW’ye kadar çıkarmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda İran ve Ukrayna’ya da satmış olduğumuz ocaklarımız var.
İndemak’ın iki yıl önce kurulduğunu söylediniz. Sizin sektördeki deneyiminiz kaç yıla dayanıyor?
Tabii firmamız iki yıllık ama ben bu sektörün içinde yaklaşık 27 yıldır bulunuyorum, bu da 27 yıllık bir bilgi birikim, deneyim demektir. Bunu da yeni gelen arkadaşlara aktarmaya çalışıyorum. Önceden çok zorlanıyorduk ama şu anda görev paylaşımı yapmaya başladık. Kadromuz genç ve dinamik. Dolayısıyla tahmin ediyorum bir iki sene içerisinde onlar da bir takım işleri daha net anlayacaklar ve şirket istediğimiz doğrultuda çalışacak ve hedeflerine ulaşacaktır.
Firmanız yeni, Ar-Ge konusunda iddialısınız, yurt dışına da satış yapmak için çaba sarf ediyorsunuz. Kalite belgesi için çalışmalarınız var mı?
Kazandığımızdan arttırdıklarımızı bu işe yatırdık. Ar-Ge’ye 100 bin doların üzerinde, hiçbir destek görmeden kaynak aktardık. Halen de Ar-Ge’ye yatırım yapmaktayız ve buna devam da edeceğiz. Çünkü bu işin başarısı Ar-Ge’den geçiyor. Benim tecrübelerim ve bunun yanında da yeni arkadaşların, mühendislerin bilgilerini pekiştirerek, ortaya herkesin beğendiği bir ürün çıkarttık. Şu anda da müşterilerden olumlu tepkiler almaktayız. Bizi destekliyorlar. En büyük destekçilerimiz müşterilerimizdir. Çünkü onlardan gelen motivasyonla, önerilerle veya bize vermiş oldukları desteklerle biz daha iyi ürün yapmak ve onlara hizmet etmek istiyoruz.
Biz bir yandan şirketimizi daha kurumsal bir altyapıya kavuşturmak için uğraşırken aynı zamanda da yurt dışı pazarlara açılmak için gerekli olan altyapıyı, CE belgesi, ISO9001, GOSK ve UKRESPO sertifikası gibi, belgeleri hazırlamaya çalışıyoruz. Çalışmalarımız hala sürüyor, CE belgesini aldık, Avrupa’ya ürün satabiliriz. Ayrıca Rusya ve Ukrayna ile ilgili belgeleri de almaya çalışıyoruz. Bu çalışmaları ISO 9001 ile eşzamanlı yürütüyoruz. İki üç ay içerisinde bunları alarak İndemak’ı dış pazarlara açılan bir firma haline getirmeyi hedefliyoruz. Amacımız yeni, kaliteli ve aynı zamanda teknolojik ürünler yaratmak ve hem iç pazarda hem dış pazarda saygın bir firma olmaktır. Bunu da kalite, teknik servis, yedek parça hizmetleri açısından diğer firmalardan farklı bir firma olarak elde etmek istiyoruz. İsim olarak biz sektörün tanınmış simalarındanız, firmamızı ön plana çıkarmak ve bu sektörde kalıcı
olmak istiyoruz. İnsana güven veren bir yapımız var. Bugüne kadar yaptığımız bütün işlerin altından kalktık. Dolayısıyla insanlar bize güvendi. Bu güvenle bu sektörde kalıcı bir firma olacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın.
İmalat dışında ne gibi hizmetleriniz var?
İmalatımızın dışında her türlü indüksiyon ısıtma, ergitme ocaklarına yedek parça hizmeti veriyoruz. Özellikle Türkiye’de servis hizmeti bulunmayan firmaların ürünlerine teknik servis sağlıyoruz. Aynı zamanda teknik servis hizmeti olan firmaların da ürünlerine zaman zaman teknik servis hizmeti talebi gelirse bunu değerlendiriyoruz. Şunu da belirtmek gerekiyor: Herkese teknik destek hizmeti vermiyoruz, talepleri öncelikle firmanın kendisine yönlendirmeye çalışıyoruz. Türkiye’de amaçlarımızdan bir tanesi de hızlı, güvenilir, ekonomik servis hizmeti vermektir. Çünkü biliyoruz ki bu sektörde hizmet çok önemli. Bununla ilgili de kadromuz, alt yapımız yavaş yavaş oluşuyor. Tabii imalat olarak sektörde bazı sıkıntılarımız da var. Piyasada genellikle bu işle ilgili ürünlerde sıkıntılarımızdan bir tanesi ana malzemelerin Türkiye’de yapılamamış olması. Bu da bizim termin sürelerimizin uzamasına neden oluyor. Aylık kapasitemiz şu anda üç tane sistem. Ama ana malzemeler Türkiye’de yapılıyor olsa bu termin süreleri biraz daha kısalabilir ve kapasite artabilirdi. Ya da finansal olarak biraz daha güçlü olsak yurt dışından bunların toplu olarak ithalatını yapabiliriz. Bu sıkıntıyı çekiyoruz. Döküm sektöründeki ödemeler bize de yansıyor çünkü onlara bağlı olarak çalışıyoruz. Dolayısıyla buradaki bir sıkıntı bizim de müşteriyle olan ilişkimizi ekonomik anlamda etkiliyor. Müşterilerimize elimizden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyoruz. Ama bu ürünlerle ilgili müşteriye teslim yaptığımız zamanda yaklaşık %80’ini ödemiş oluyoruz. Ama müşteriden %80 gibi bir parayı alma şansımız olmuyor. Dolayısıyla kendi öz finansal kaynaklarımızı kullanarak müşterilerimize kolaylıklar sağlıyoruz.

İmalat dışında mümesilliğini yaptığınız ürünler de var. Bu konuda neler söyleyebilirsiniz?
Laser ve kamera sistemi ile ilgili otomatik döküm ocakları ve yolluk kırıcı makinalar imalatı yapan Koins firmasının temsilciliğini aldık. Yaklaşık bir yıldan beri tanıtımlarını yapmak için uğraşıyoruz. Önümüzdeki Hannover Fuarı’nda da standımız olacak. Türkiye’de de birkaç firma ile iletişim halindeyiz. Bunlardan bir tanesi ile şu anda bir anlaşma yapmış durumdayız. Tabii uzun vadede Türkiye’de kapasitenin artacağını düşünüyoruz. Otomatik döküm ocaklarındaki talebin, döküm hatlarının sayısına bağlı olarak artacağını düşünmekteyiz. Rekabetin daha ciddi ve çetin olacağını tahmin ediyoruz. Sektör büyüdükçe otomasyon da artacak. Dolayısıyla otomatik döküm ocağını seçmemizin nedenlerinden bir tanesi de budur. Yani ergitme ocağının önünde bir otomatik döküm ocağının, otomasyona bağlı bir döküm sisteminin ileride, 3-5 yıl sonra ihtiyaç olacağını düşünerek Koins’in temsilciliğini aldık ve bu temsilciliği alırken de bu firmayı sisteminin bizde olduğu gibi diğerlerinden farklı, daha ileri, daha teknolojik bir yapıda olmasından dolayı tercih ettik. Diğer sistemlere göre daha ekonomik avantajları var. Bunu zaman içerisinde diğer firmalardan farklı ol
duğumuzu döküm sektörüne anlatmaya çalışacağız. Bu konuda umutluyuz. Ayrıca Kore menşeli bir firma ile ısıtma makineleri için görüşmelerimiz devam ediyor. Türkiye’de bu firmanın patenti altında üretim yapmak istiyoruz.

Kaleyi burada sağlam tutup yurt dışına açılmak istiyoruz. Pazar payımızı artırmak, kalıcı olmak istiyoruz. Bununla ilgili olarak Türki Cumhuriyetler, Ukrayna, Rusya ve İran’ın iyi bir pazar olduğunu düşünüyoruz. Buralarla sürekli ilişkilerimiz ve temsilciliklerimiz de var. Çünkü bu ülkelerin henüz özel sektörleri gelişmemiş durumda ve yavaş yavaş ortaya çıkmaya başlıyorlar. Bu ülkelerde yıllık metal üretimi Türkiye’deki metal sektörünün kapasitesinden daha fazla görünüyor. Dolayısıyla uzun vadede yavaş yavaş buralarda özel sektörün gelişeceğini düşünerek iyi bir pazar olacağını tahmin ediyoruz ve buralara girmek istiyoruz.
Türkiye’deki durumunuz hakkındaki görüşleriniz nelerdir?
Açıkçası biz alanımızda kimseyi rakip görmüyoruz. Bizim amacımız müşteriyi memnun etmek, kaliteli ürün üretmek. Kendi ürünlerimizi kendimiz oluşturuyoruz ama şu anda istediğimiz düzeyde değil. Çünkü işletmedeki yer olarak buna müsait değiliz. İleriki aşamada da üniversitelerden danışman hocalarla beraber yeni ürünler, yeni teknolojiler yaratmak istiyoruz. Eski bilgili arkadaşlarla genç nesli bir araya getirerek, eskilerin tecrübe ve yenilerin bilgisini katarak Türkiye’de sanayi sektörüne hizmet sunmak istiyoruz.
Firmanızın kalite politikası ve müşteri deneyimini güçlendirme adına hedefleriniz nelerdir?
Bizim hedeflerimiz çalışanlarımıza güvenli, sağlıklı bir hizmet sunarak onları bizim ilk müşterimiz gibi görmek, onlara ağır başlılıkla davranan ve değer katan bir şirket olmaktır. Gelişen teknolojiye uygun olarak müşterinin maksimum çıkar sağladığı ve ürünlerin değil müşterilerin bize geri gelmesini sağlayacak teknolojik, sağlam ve sürekli gelişen ürün yaratmak. Şirketin ürün kalitesini ve ürün sayısını artırarak şirketi ülke dışındaki diğer pazarlara açmak. Diğer firmalardan farklı olarak daha iyi ve yeni bir ürün yaratarak daha fazla pazar payına sahip olmak. Servis ve yedek parça konusunda daha hızlı, ekonomik ve güvenilir hizmet vermek. Oluşabilecek müşteri şikayetlerine çok kısa sürede cevap vermek ve onlardan gelen şikayetlerden olumlu dersler çıkarmak, uyarılarını dikkate almak ve müşteriyi elde tutmaya yeni müşteriden daha çok önem vermek. Her zaman büyük olmak değil hep iyi olma hedefi gütmek uluslararası güvenilir bir marka ve kurumsal bir firma haline gelmek. Başta müşterilerine, çalışanlarına ve topluma karşı sorumlu bir şirket olmak. Dürüstlük, kalite, teknoloji ve disiplin ile ilerici temel ilkeleri işletme bünyesine yerleştirmek ve korumak konusunda mücadele etmek, işbirliği içinde olmak bizim temel hedeflerimiz arasında…
Leasing KDV oranındaki değişiklik ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?
Leasinglerin kaldırılması, KDV’nin %18’e çıkması bizi imalatçı olarak olumsuz etkiledi, çünkü artık kimse leasing kullanmak istemiyor. O açıdan şu anda yeni yatırım yapmak isteyenleri ve ocak almak isteyenleri leasingin bu hale gelmesi etkilemiş oldu.
Türk döküm sektörünün geleceği ile ilgili tahminleriniz nelerdir?
Türkiye’de uzun vadede döküm sektörünün daha iyiye gideceğini düşünüyorum, çünkü Türkiye’de kalite rakip olarak gösterilen Çin, Hindistan ve İran’a göre daha iyi. Ayrıca Avrupa’ya coğrafi ve kültürel olarak daha yakın bir ülkeyiz. Bundan dolayı döküm sektörüne umutla bakıyoruz. Kapasitenin önümüzdeki 5 yıl içerisinde şu andakine göre 2 veya 2.5 katı daha artacağını düşünüyoruz. Bu da bu sektördeki yapılan yatırımların artacağı anlamına geliyor.
Malların Dolar ve Euro bazında alınması ve bunun da sürekli olarak aşağıda kalması, değişiklik olmaması içerik maliyetlerini artırıyor. Türkiye’deki malzeme fiyatları artıyor, işçilik maliyetleri artıyor. Dolayısıyla kar marjları son derece aşağı çekilmiş durumda. Bu da bizim daha yüksek kapasitelerde ocak yapmamızı ve yurtdışı pazarlara açılmamızı gerektiriyor. |